29 Mayıs 2015 Cuma

SİVİLCELER İÇİN SUDOCREM BEBEK BAKIM KREMİ ve SİVİLCE GİDERİCİ DOĞAL MASKE TARİFLERİ

   

     Soğuk,kapalı ve yağmurlu bir Ankara havasından herkese selam olsun.
Çok kapsamlı bir girizgah yapmak istemiyorum. Zira konumuz önemli ve oldukça uzun. :)






     Sanırım Sudocrem i duymayan kalmamıştır artık. Kendisi esasında eczanelerde satılan bir bebek bakım kremi. Ben bu kremi 2 yada 3 ay kadar önce küçük görümcem sayesinde edinmiş oldum. Eşimin cildi yağlı ve akneli bir cilt olduğu için,zaten ona almayı düşünüyordum. Görümcem de alma ben kullanmıyorum zaten deyince işime geldi doğrusu :)






     Eşim de bu tarz ürünleri kullanmaya biraz üşendiği için kendisine de ben uyguluyorum. Ama şu son zamanlarda cildim o kadar kötü oldu ki nedense ergenlikte bile yaşamadığım sivilce sorunu ile karşı karşıyayım. O yüzden bende bu aralar oldukça fazla kullanıyorum. Bana göre gerçekten mucizevi etkileri olan bir krem bu Sudocrem. Nasıl kullanıyorum kısmına gelecek olursam:

     Bazen gün içerisinde ama en çok ta gece yatmadan evvel sadece sivilcelerimin üzerine nokta şeklinde çok azıcık sürüyorum. Hatta koyuyorum demek daha doğru olur. Sonra sabaha kadar cildimde tutuyorum ve sabah bir bakıyorum sivilce ya yok olmuş,ya da sönmüş.
     Son bir aydır da 3 günde bir yine geceleri,tüm yüzüme maske şeklinde uyguluyorum. Sabah yüzüm hem yumuşacık oluyor hemde sivilceler gözle görülür bir şekilde iyileşme gösteriyor. Oğluma bile gönül rahatlığı ile kullanıyorum. Oldukça yoğun kıvamlı ve uygun fiyatlı bu ürünü ben çok severek kullanıyorum. Fiyat aralığı ise  eczaneden eczaneye 11 ile 15 TL arasında değişkenlik gösteriyor.,haberiniz olsun.


                        SİVİLCELİ CİLTLER İÇİN DOĞAL MASKE TARİFLERİ

     Tarif 1: Bir aktardan alacağınız lavantayı, 1 su bardağı sıcak suya 1 tutam atarak demleyin. Sabah ve akşam cildinizi bu su ile silin. Lavantanın anti-septik özelliği cildinizdeki sivilceleri zamanla kurutacaktır.

     Tarif 2: Maden suyu ve elma sirkesi eşit miktarlarda karıştırılıp,bir pamukla sabah ve akşam cilde sürülür.

     Tarif 3: 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1 talı kaşığı limon suyu karıştırılıp gece yatmadan cilde sürülür. Silmeden sabaha kadar bekletilir. Sabah cilt sıcak su ile yıkanır.

     Tarif 4: Küçük bir soğanı kabuklarıyla beraber ikiye bölüp 1,5 su bardağı suda 5 dakika kaynatın. Sabah ve akşam cildinizi bu su ile silin.

     Bunlarda evdeki malzemeler ile pratikçe hazırlayabileceğiniz yöntemlerdi. Tabi ki ileri düzeyde bir sivilce probleminiz varsa doktora görünmelisiniz. Birde beslenmemize çok dikkat etmeli aşırı yağlı yiyecekler tüketmekten uzak durmalıyız. Şimdilik bu kadar. Bir sonra ki yazımda görüşmek üzere. Hoşça kalın ama hep sevgiyle kalın.


27 Mayıs 2015 Çarşamba

NOTE KOZMETİKS FULL COVERAGE CONCEALER-KAPATICI 03 SAND


   


     Merhabalar Efendim,
Sayfamın bugünkü konuğu benim için oldukça özel. Anneler günü indiriminde aldığım Note Full Coverage Concealer yani kapatıcı,aldığımdan beri elimden düşürmediğim bir ürün oldu benim için. Bakalım hakkında ne dedikodular yapacağım :)

     Bu ürünü almaya karar vermem tam da kapatıcı arayışına girdiğim bir zamana denk geldi. Tam o sıra instagram da severek takip ettiğim bir blogger arkadaşım Note Kapatıcıyı çok met edip,şiddetle tavsiye edince,bende hazır indirim dönemindeyken almak istedim. Bulana kadar epey alışveriş merkezi gezmek zorunda kaldım ama sonuç buna değdi Allah'tan. 

     Bir kozmetik gurusu olarak bu ürünü böylesine seveceğimi hiç tahmin edemezdim. Kuru göz altlarımda hem çizgilere dolmadan, hemde sanki hiç yokmuşcasına durup,benim için görevini layıkıyla yerine getireceğini bilemezdim evet. Keşke daha evvel keşfetseydim diye hayıflandığım nadir ürünlerden oldu kendisi. 





     Ürünün tam 4 rengi var. Benim rengim 03 Sand olan. Ben ürünü ıslak bir sünger yardımıyla uyguluyorum. Ki zaten genellikle süngerle yaparım fondöten ve kapatıcı uygulamasını. Kapatıcıyı ilk sürdüğünüz anda sanki çok yoğun bir görüntü oluşturacak ve yediremeyecekmişsiniz gibi gelse de,inanın öyle olmuyor. Kolayca ciltle bütünleşip,adeta size hiç sürmemişsiniz hissi yaşatıyor. Bir güzel tarafı da,siz silene kadar asla bozulmuyor. Şaşırtıcı ama öyle. Ha bu arada,bunlar benim kuru göz altımda ki deneyimlerim. Herkesin cilt tipi farklı olduğu için,elbette herkesteki etkileri farklı olabilir. Mesela yağlı bir göz altı olan kimsede etkisi nasıl olur bilemem. Ben gerçekten severek kullanıyorum ve kullanmaya da devam edeceğim. Göz altı kuru olanlara şiddetle tavsiye ederim. Sadece şunu belirtmekte fayda var,göz altında aşırı derecede morluk problemi olanlar varsa,çok yoğun bir kapatıcılığı yok ürünün. Onlarda altına corrector yani renk düzenleyici sürerek ürünü gayet verimli kullanabilirler. Normal satış fiyatı 25 TL,ancak indirim döneminde çok daha uygun bir fiyata almanız mümkün. 




     Son olarak da göz altlarıma Note Full Coverage Concealer-Kapatıcı uyguladığım fotoğrafı koyarak yazımı sonlandırıyorum. Sizler bu ürün hakkında neler düşünüyorsunuz,merak ediyorum doğrusu. Lütfen değerli yorumlarınızı esirgemeyin sayfamdan. Sevgiler... 

26 Mayıs 2015 Salı

ORİFLAME OPTİMALS OXYGEN BOOST GECE-GÜNDÜZ VE GÖZ KREMİ-NEMLENDİRİCİ SET



     Merhaba güzel insanlar,
Ankara'nın dengesiz havalarına alışmaya çalışan biri olarak hala dört gözle yazı bekliyorum. Yağmur,çal,çamur usandım artık yahu.

     Bu kadar serzeniş yeter diyerek :) artık sadede gelelim. Bugün sayfamda Oriflame Optimals Oxygen Boost Gece-Gündüz ve Göz kremi setini ağırlayacağım.




     Alerjik,kuru-karma ve hassas bir cildim olduğunu her seferinde söylüyorum. Sanırım artık bilmeyen kalmamıştır. Bu sebepten cilt bakımıma ekstra titizleniyorum. Bu seti de sanırım 5 yada 6 aydır kullanıyorum. Az kaldı hatta bitirmek üzereyim. Gelelim detaylara...



   
     Cilt bakımıma genç kızlığımdan beri özen gösteriyorum. Fakat, esasen 5 sene önce gittiğim,cildimi daha iyi tanımama,daha bilinçli,daha etkin ve daha faydalı bir cilt bakımı yapmama büyük katkısı olan Estetisyenlik ve Güzellik uzmanlığı kursundan sonra daha çok dikkat eder oldum. Yani dikkat etmekten kastım,cilt tipimi daha iyi analiz edip daha iyi tanıdığım için,aldığım ürünleri de gelişi güzel seçmeyip,bana en uygun olanı almaya çalışmak oldu. Ama buna rağmen,beklentimi karşılayan çok çok mucizevi bir ürün keşfedemedim henüz.
      Kursa giderken bize ilk öğretilen şey,seçilen ürünün illa çok pahalı,marka ürünler olmasına gerek olmadığı idi. Önemli olan,cildinizi iyi tanıyıp gerçekten cilt tipinize uygun ürünleri satın almanız. Evet,bu çok doğru. Kaldı ki,gerek kursa gittiğim dönemde,gerekse çalıştığım dönemde,bu pahalı ürünlerin bir kısmını deneme şansım da oldu. O ürünler arasında da,beklentimi karşılamayan ürünler olduğu gibi,cildimi mahvedenler de oldu. Demek ki neymiş,her şey marka demek değilmiş arkadaşlar.



     Gelelim Oriflame Oxygen Boost Nemlendirici setinin Gece Kremine. Bu setin belki de en sevdiğim kremi gece kremi oldu. Yalnız şunu mutlaka belirtmeliyim ki,bu serinin Oriflame Optimals normal ve karma ciltler için temizleyici jeli ile yüzünüzü temizlediğiniz de,jel yüzünüzü inanılmaz kuruttuğu için,gece kreminin nemlendirmesi yetersiz kalıyor. Temizleme jelinin yazısını daha önce yazmıştım. Okumak isterseniz buradan okuyabilirsiniz.





Yatmadan yarım saat yada 1 saat evvel sürdüğüm kremin etkisinin sabahleyin hala sürdüğünü hissetmek büyük keyif. Sabah bir uyanıyorsunuz elinizi yüzünüze dokundurduğunuz da yumuşacık. Çok hafif T bölgemde yağlanma yapsa da,kuru olan cildim için sorun olmadı.




     Gündüz kremi ise nemlendirmesi benim için yetersiz kalan bir ürün oldu. Alerji yapmaması güzel. Çünkü yine de bitirene kadar kullanmak istiyorum. Ürünlerin yapısı da güzel. Yumuşak ve cilde çabuk yediriliyor. Ama bu seri bitince bir daha almayacağım.




     Bu üründe, yine her tarafım gibi kuruluktan geri kalmayan göz altlarımı nemlendirmekte yetersiz kaldı. Şimdilerde, göz altlarıma önce rahatlatıcı bir jel uygulayıp üstüne bu kremi uygulayarak kullanıyorum. Bu şekilde gerçekten harika nemlendirdi. Ancak, bu set bitince Göz Kremi olarak Kiehl's Avakadolu Göz kremine göz dikmiş durumdayım. Zira metini çok duydum. Nemlendirme konusunda olduça başarılı olduğunu söylüyor herkes. Eh benim kuru göz altlarımı ancak böyle bir ürün paklar sanırım. Çünkü,göz altım iyi nemlenmediği zaman :) sürdüğüm kapatıcı çizgi çizgi oluyor ve ben bu görüntüye tahammül edemiyorum.

    Ürünler hakkında yazacaklarım bu kadar. Eklemek istediğiniz şeyler varsa lütfen yorumlar kısmına yazın ki bilgilerimiz çoğalsın ;) Hep bakımlı kalın,hoşça kalın.




25 Mayıs 2015 Pazartesi

RIMMEL LONDON BROW THIS WAY\KAŞ MASKARASI (002 MEDIUM BROWN)




     Herkese güzel bir hafta başlangıcından merhaba,
Bugün sayfamda bir çoğumuzun bildiği Rimmel London markasının kaş maskarasını ağırlayacağım. Kendisini alalı 1 yada 1,5 ay olmasına rağmen hiç elimden düşürmedim.Öyleyse yazma vakti gelmiş demektir. Hadi başlayalım :)





Kendisi 5 ml'lik küçük bir ambalajda.Açıldıktan sonra 12 ay yani 1 sene içerisinde tüketilmesi gerektiği yazıyor üzerinde. Ama zaten o kadar uzun süre dayanacağını zannetmiyorum. Sanırım bana en fazla 1 yada 2 ay daha gider. Çünkü dediğim gibi aldığımdan beri elimden hiç düşürmedim. Sevenleri olduğu kadar sevmeyenleri de olduğunu bildiğim bu ürünü,ben sevenler kervanından kullanıyorum.






     Benim sevdiğim ve sevmediğim detaylara gelecek olursak;

Bu ürünü alırken,şayet Watsons çalışanı yardımcı olup testerını kullandırmamış olsaydı herhalde almazdım.Çünkü kaşlarımın üzerinde kalıp gibi,ıslak bir görüntü oluşturmasından endişe ediyordum açıkçası. Allah'tan nadiren de olsa güler yüzlü ve ilgili personellere denk geliyoruz da,tamamen inancımızı yitirmemiş oluyoruz :) Neyse,ürünü ilk denediğimde kaşlarımın üstünde ıslak bir görüntü oluşturdu. Bende görevliye bu ıslak görünüm böyle kalıyor mu diye sorunca,"siz diğer alacaklarınıza bakın,sonrasında tekrar bakıp karar verin" dedi.Öyle yaptım,iyi ki de öyle yapmışım.Sonrasında kuruyup çok doğal bir görüntüye büründü.Bu ürünü kullanmak isterseniz ilk sürdüğünüzde ki o ıslak görüntü sizi korkutmasın,çabucak kuruyup doğal bir görünüme bürünüyor emin olun.





 Daha önce kaş kalemi de kullandım.Fakat,kalemlerle kaşlarınızı doldurduğunuz zaman hem belli oluyor,hemde daha yapay bir görüntü oluyor.Tabi ki bu benim için geçerli. Çünkü,kaşlarım da çok büyük boşluklar yok. Ama sizlerin kaşları daha seyrekse yine kalemle doldurup,ardından bu kaş maskarası ile destekleyebilirsiniz. Sabitleme konusunda çok çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim.Yani böyle mıh gibi tutmuyor kaşlarımı. Onun için Rimmel London Kaş Maskarasını uygulayıp hemen ardından yüzeysel şekilde de olsa şeffaf bir maskara ile geçmem,hem yine doğal bir sonuç veriyor,hem de jöle misali şeklini sabit tutuyor. Bir kötü yanı da fırçanın uç kısmına (fotoğrafta da görüldüğü üzere) çok fazla boya geliyor olması.O kısmını biraz sıyırarak almak gerekiyor,yoksa uygulama esnasında sağa sola bulaşma yapabiliyor. Yada fazla boyayıp kötü,yapay bir görüntüye sebep olabiliyor. Bu yüzden ben hep ürünü yatay bir şekilde kullanıyorum ki,arka taraftaki fırçayı daha etkin kullanıp daha doğal sonuçlar almak için. Ürünün tam 3 rengi bulunuyor. Benim ki orta ton.Tam kaşlarımın renginde. Birde daha açık ve daha koyu olanı var. Bu renk tonlarına bakıp sizde kendiniz için uygun olanı seçebilirsiniz.
     Watsonslarda 13 TL gibi bir fiyata satılan bu ürünü ben gerçekten severek kullanıyorum ve kullanmaya da devam edeceğim. Bitirdikçe alacağım kesin. Bir kaş maskarası olarak beklentilerimi karşılayan bir ürün varken,daha pahalı markalara niçin para vereyim ki. Sizler bu ürün hakkında neler düşünüyorsunuz. Yada tavsiye edebileceğiniz uygun fiyatlı muadilleri var mı? Yorum olarak paylaşırsanız sevinirim. Kocaman sevgiler hepinize :) Hoşça kalın...




21 Mayıs 2015 Perşembe

BENRİ KURU ŞAMPUAN ve EVDE KURU ŞAMPUAN YAPMA YÖNTEMLERİ

   

     Herkese yeni bir güne erişebilmenin mutluluğu ile Merhaba diyorum :)
Blog yazılarımı çok severek yazmama rağmen bu aralar biraz geciktiriyorum. Havaların ısınmasıyla beraber benim artan alerjim,beni rahat bırakmıyor ne yazık ki. Öğlene doğru ancak kendime gelip yazabiliyorum. Taze taze de yayınlıyorum :) Hiç yazamamaktan iyidir napim ;)



   


     Bugünkü konumuz başlıktan da anlayabileceğiniz gibi Gratis mağazalarında satılan Benri Kuru Şampuan. Aslında bana göre bu tarz ürünler saçı yağlı olan insanlar için büyük kurtarıcı. Yağlı saçlar çabuk kirlendiğinden,dışarıdan pek de hoş olmayan bir görüntü oluşturuyor ne yazık ki. Kimileri bu görüntüden rahatsız olup her gün saç yıkıyor. Ancak uzmanların da belirttiği gibi her gün saç yıkamak doğru değil. Saçlarımızı 3 günde bir yıkamanın daha doğru olduğunu belirtiyor uzmanlar. Bende bu görüşü destekleyenlerdenim. Saçlarımızın kendi salgıladığı yağ ile beslenmeye de ihtiyacı var. Fakat,çok da temiz olmayan bir profil yarattığı da acı bir  gerçek :)

     Ben saçlarının hem dibi,hemde uçları kuru gillerdenim ne yazık ki. Yağlı saçlar keşke kuru olaydı der,kuru olanlar da yağlı olaydı der. Buda böyle bir kısır döngü işte :)

     Ben kuru saçlara sahip olduğum için,1 hafta yıkamasam bile öyle kafama yapışan,kirli olduğu belli olan bir saç tipim yok. Sadece hafif matlaşıp,sönükleşiyor. Bazen öyle durumlarda aniden bir yere gidecek olsam saçlarıma şekil vermem epey zor oluyor. Ben kuru şampuanları hem o sönük görüntüyü gidermek,hemde sprey vazifesi görmesi adına kullanıyorum. Yani saçlarımda jöle ya da saç spreyi gibi bir tutuş sağladığı için şekil vermek daha kolay oluyor.

     Bana bu Benri Kuru Şampuanı da küçük görümcem verdi. Hatta biliyorsunuzdur mutlaka aynı markanın renkli kuru şampuanları da var. Ben onlara göz dikmiştim. Çünkü kuaföre gitmekten nefret ettiğimi artık sürekli dile getiriyorum. Ama Benri Kuru Şampuandan hiç memnun kalmadım. Kafam da kaşıntıya yol açtı. Saçlarıma ne kadar masaj yaparsam yapayım,o yoğun beyaz pudra görüntüsünü gideremedim. Akabinde ise saçlarımı daha kirli ve yapış yapış hissettim. O yüzden benim için kendileri,kalite olarak sınıfta kaldı. Zaten çok pahalı değil,ama yine de hiç bir işlevini yerine getirmemesi bir daha almamak için geçeli bir sebep. Sade olanı saçı bu denli mahvetti ise renkli olanı düşünemiyorum bile.





     Allah'tan küçük boy olanı da,ürün bitirme konusundaki takıntımı gerçekleştirmem zor olamayacak :) Son zamanlarda daha da büyüyen takıntılarım olamaya başladı. Neden acaba? :)

     Neyse sonuç olarak ben asla tavsiye etmiyorum. Bir daha da kesinlikle almayı düşünmüyorum. Ama size evde daha ekonomik bir şekilde nasıl kuru şampuan yapabilirsiniz,kısaca ondan bahsedebilirim.

 Seçenek 1= Talk pudra(bebek pudrası) Büyük dişli bir tuzluğa koyacağınız pudrayı tüm saç diplerine serpip,masaj yaparak saçlarınıza yedirdiğinizde,saçlarınızın bir anda nasıl tertemiz olduğuna inanamayacaksınız. Hazır satılan kuru şampuanların da ana ham maddesinin pudra olduğunu unutmayın.  Fark ettiyseniz onları da saçlarınıza sıktığınızda bembeyaz olur. Bu pudranın yarattığı etkidir.

Seçenek 2= Evimde pudra yok derseniz de,mısır nişastasını aynı şekilde kullanarak,yine kuru şampuan vazifesi gördürebilirsiniz.

     İki yöntem de bizzat tarafımdan test edilmiş,kesinlikle işe yarayan müthiş yöntemler. Ancak her iki yöntemde de çok iyi masaj yaparak saça iyice yedirmek önemli. Yoksa saçlarınız temiz görünmek yerine,iyi harmanlanmamış kek harcı gibi görünebilir :) :) Benden söylemesi. Bir daha ki yazımda görüşmek üzere. Şimdilik hoşça kalın. Sevgiler...


20 Mayıs 2015 Çarşamba

BABY DREAM 50 FAKTÖR GÜNEŞ KREMİ







     Herkese güzel,güneşli ve harika bir çarşamba gününden mehaba,
Bugünkü yazım gecikti evet. Çünkü geceden kronik ürtikerim azınca,ilaçtı,doktordu bir nebze de olsa  ancak toparlanabildim.

     Gelelim 2013 senesinde,tatile giderken Rossmann'den oğlum için alıp keşfettiğim,çok da memnun kaldığım bir ürün olan Babydream 50 faktörlük güneş kremine. Malum yaz kapıda. Artık güneş kremlerini kullanmak şart oldu. 





     Aslında ben bu kremi oğlum için almıştım evet. Ama kendim için aldığım marka,bana alerji yapıp güneşten koruma adına hiç bir faydasını göstermeyince,bende bu ürünü kullandım. Amanın iyi ki de kullanmışım. Hem güneşten çok iyi korudu,hemde asla alerji yapmadı. zaten o gün bugündür de kendim için çoğunlukla bebek ürünleri tercih eder oldum. Maalesef,hassas ve alerjik bir cilde sahip olmak çok zor :(





     Ürünün pompalı şişede satılıyor olması ise kullanım açısından büyük kolaylık gerçekten. Ürünü istenilen bölgelere püskürtüp kolayca uygulama sağlayabiliyorsunuz. Şahsen ben,Güneş Kremi,Güneş Sütü veya Güneş Losyonu gibi ürünlerin sprey şişede olmasını daha çok tercih ediyorum. Bu şekilde daha uzun vadeli bir kullanım olduğunu da düşünüyorum aynı zamanda. Ürün biraz pudramsı ve zor yayılan bir yapıda. Ne kadar yedirmeye çalışırsanız çalışın,cildin üzerinde beyaz beyaz kalıyor. Ancak işlevini harika bir şekilde yerine getiriyor merak etmeyin. Sadece çocuklar için değil,yetişkinler için de kesinlikle tavsiye ederim. Bilhassa,hassas ve benim gibi beyaz tenli iseniz tereddütsüz alın derim. 
     



     
     Rossmann de 20 TL gibi ekonomik bir fiyata hala satışta. Havalar ısınmaya başladığından beri ben yeniden kullanmaya başladım bile. Hem kendim için hemde oğlum için. Hatta zaman zaman eşim bile kullanıyor :)

     Eğer sizinde hassas cilt için önerebileceğiniz bir güneş kremi varsa lütfen yazın. Değerli yorumlarınızla sayfamı şenlendirmeyi de ihmal etmeyin. Kocaman sevgiler...

19 Mayıs 2015 Salı

PHILIPS PROCARE KERATİN SAÇ DÜZLEŞTİRİCİ

     Herkese selam,
     19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

     Bugünkü yazımda 8 Mart Dünya Kadınlar gününde eşimin bana hediye ettiği Philips ProCare Keratin saç düzleştiriciden bahsetmek istiyorum.




      Aslında çok büyük beklentilerle almamıştım ben bu ürünü ama gerçekten beni ziyadesiyle memnun etti.
     Yıllardır saçlarımı boyatan biri olarak,artık fön çektirmek için bile olsa o kadar sıkıldım ki kuaförlere gitmekten. Bu cihaz,evimin rahatında saçlarımda kuaförden çıkmışcasına bir etki yaratarak beni kuaföre gitme derdinden kurtardı gerçekten. Gerek düzleştirme işlemini gerek de dalgalı saçı kolayca yapabiliyorum.




     Ürünün,bu fotoğrafta gördüğünüz ısı geçirmeyen çok şık çantası da ambalajın içinden çıkıyor. Benim için sürpriz oldu bu. Çünkü,satış görevlisi bayan,bahsetmemişti çantadan. Bu da seyahate giderken,cihaza zarar vermeden nasıl muhafaza ederim derdinden insanı kurtarıyor.





     Ürünü fişe takınca,ekranda mavi ışılar yanarak dereceyi ve kullanıma hazır olup olmadığını gösteriyor. 30 saniye gibi kısa bir sürede ısınıyor olması ise zamana karşı yarışanlar için büyük kolaylık sağlıyor.




   
     Görmüş olduğunuz "SONIC"tuşu ise,plakalara titreşim vererek saçların arasından daha kolay kaymasını sağlıyor. Şayet bu özelliği kullanmak istemezseniz,yine aynı tuşa basarak kapatabiliyorsunuz. Ben saçımı düzleştireceksem eğer kesinlikle bu özelliğini kullanmayı tercih ediyorum. Saçlarımdan kolayca kayarak,kullanım kolaylığı sağladığına inanıyorum.





     En yüksek ısı ayarı 230 derece. Zaten bu kadar yüksek ısı kullanmanıza gerek de yok. Hem saçlarınızın yıpranmaması için,hemde Philips Pro Care Keratin kullanımında bu kadar yüksek ısıya ihtiyaç duymadan saçlarınızın kolayca şekle girmesinden dolayı. Keratinli seramik plakalar saçlarınızdan kolayca kaydığı için,hem kolayca düzleşiyor hemde ekstra parlaklık kazanıyor. Ayrıca ben tam 3 gün boyunca saçlarım bozulmadan fönlü fönlü gezdim. :) Kalıcılığını bizzat test ettim yani.

     Eğer yeni bir saç düzleştirici arayışındaysanız,kesinlikle tavsiye ederim. Hatta bundan sonra çıkan seriden daha iyi olduğunu düşünüyorum. Fiyat olarak 150 ile 200 TL aralığında bulabilmeniz mümkün.

     Benim bu ürün hakkında yazacaklarım bu kadar. Siz hangi marka düzleştiriciyi kullanıyorsunuz. Bu ürünü kullanan yada merak edenlervar mı aranızda? Lütfen değerli yorumlarınızı eksik etmeyin. Hep sevgiyle kalın. Hoşça kalın...





17 Mayıs 2015 Pazar

BİTENLER #1 ÇÖPE GİDENLER





   
     Yine güzel bir hafta başlangıcından herkese kocaman selamlar. Sayfamın ilk bitenler yazısıyla karşınızdayım. Bundan sonrasını ne zamana yazarım Allah bilir. :) Bakalım ben neleri bitirmişim,hangisinden memnun kalmışım,hangisini sevmemiş hangisini çöpe göndermişim. Epey uzun bir yazı olacağa benziyor :) hemen başlayalım.

   



     İlk olarak makyaj malzemelerinden başlayalım.
     Sol baştan Pastel marka 01 numaralı ruj: Çok severek kullandığım,çok kalıcı olmasa da kokusu ve yumuşaklığı ile beni ziyadesiyle memnun eden bir ürün oldu. Fakat tekrar almayı düşünmüyorum. Yeni çıkan serilerden denemek istediğim birkaç renk var kafamda. Onlara göz dikmiş durumdayım.

     Soldan ikinci Lady Rose marka 174 nolu ruj: Rengini çok beğendiğim ama artık bu markayı bulamadığım için yedekleyemediğim bir ruj dur kendisi. Oysa ki hem fiyat olarak,hem kalite olarak gayet iyi bir markaydı. Bilen,duyan,kullanan ve hala alabilen var mı aranızda?

     3. ise Charme 133 nolu ruj: Aynı rengin 2.sini bitirdim. Hatta tekrar alacaktım ama bu markayı da bulamadım. :) bu markayı ben taa lise yıllarımda keşfetmiştim. Gerçekten çok güzel renkleri vardı. Ama artık bulamıyorum ne yazık ki.

     4. Catherine Arley Kapatıcı: Çok uygun fiyatlı olduğu için bir denemek istemiştim ama hata etmişim. Tek kelime ile berbat. Dudak rengimi nötrlemek için kullanarak bitirdim nihayet. Asla tavsiye etmem. Almayın sakın.

     5. Bim marketlerde satılan dudak balmı: Uygun fiyatlı bir ürün ama hiç bir işlevi yok. Bir daha almam. Renk vermiyor tamam ama bari biraz nem verseydi dudağıma iyiydi. Tam tersi kuruttu iyice. Şükür bitti.

     6.Nivea Dudak Kremi: Gerçekten yumuşattı yumuşatmasına dudaklarımı ama ağır-yapış yapış bir his bırakmasını sevmedim.

     7. Yine Lady Rose Marka Ruj: Numarası dahi silinmiş artık.Zira aynısını bulma ihtimalime karşılık saklıyordum. Öyle güzel ışıltılı bir pembe rengi vardı ki,ne zaman sürsem herkes soruyordu rujun ne diye. Tam yaz ruju idi. Ne yazık ki artıkın bulamıyorum.

     2.sıra sol baştan Flormar 108 nolu Lip gloss: Evet biraz yapış yapış yapmıyor değil hani ama rengini çok seviyorum ne yapıyım :) Hemen ilk indiriminde gidip aynısının yedeği alındı bile. Güzel kokusu ve verdiği parıltı ile yazın severek kullanıyorum.

     Kajal göz kalemi,Flormar dudak kalemi,Punto dudak kalemi ve Emily gözkalemi: Kajal göz kalemi çok çabuk dağılıyor,sevmedim. Flormar dudak kalemi en sık kullandığım renklerden biri. Hemen stokladım bile. Punto bir marketten denemek için almıştım sevmedim. Emily göz kalemi bana hediye gelmişti. Henüz almadım ama yine alacağım aynısından. Çok severek kullanıyorum.

     Max Factor Waterprof Maskara: Artık yazıları bile silindi gördüğünüz gibi. Aynısından tekrar aldım. O bile bitmek üzere neredeyse. Ben maskara konusunda Max Factor ın neredeyse tüm maskaralarını ve Loreal Teleskopik Maskarasını tek geçerim. Waterprof olmasına rağmen asla kirpiklerimde dökülme yapmadı. Hem dolgunluk hem de uzunluk veriyor. Ben silene kadar asla dağılmıyor ve öyle uğraştırmıyor beni silerken. Kendi hazırladığım Çift Fazlı Makyaj Temizleme Suyu ile kolayca çıkarıyorum. Çift fazlı makyaj temizleme suyunu nasıl hazırlıyorum okumak için tıklayınız.

     Watsons Balmi Dudak Balmı: Tek kelime ile ha-ri-ka. Bu zamana kadar beni bu kadar memnun eden başka bir lip balm olmamıştı. Şu an başka bir ürün deniyorum ama yine almak için bu kez pembe rengine gözümü dikmiş durumdayım :)





     Rexona Deo Stick: Kendisi benim sanırım her bitenler yazımda yer alacak bir ürün olabilir. Hakkında ki detaylı yazımı okumak için tıklayabilirsiniz.

     Axe Deodorant: Kokusu fena değil aslında ama kalıcı olmaması ve tenimde yapış yapış bir his bırakıp kaşıntıya sebep olmasını sevmedim. Bir daha almayacağım kesin.

     Fıery II: Bu EDT yi hepimiz biliyoruzdur diye düşünüyorum. Bir market alışverişinde 20 TL ve üzerine 5 TL ye görünce almıştım. Bir de ortaokul yıllarımda kullanmıştım sanırım. Nostalji yapıyım dedim :) Şekerli ve ağır bir koku. Pek sevmedim. Oda kokusu gibi kullandım daha ziyade.



   
     Nıvea Duşta Vücut Kremi: Hakkındaki yorumlarımı okumak isterseniz tıklayınız lütfen. Kendisinden memnunum ama uygun fiyatlı başka alternatiflerini keşfettim. Onları denemek istiyorum.

     Perlodent Ağız Bakım Suyu: Rossman alışverişinde yapılan belli miktar alışverişe indirimli olduğunu görünce deneyelim diye almıştık eşimle. Berbat bir kokusu var,ancak yarattığı etki gerçekten muazzam. Kokulara karşı aşırı duyarlı olan ben bile bir kaç kullanım sonrası alıştım. Kokusu ve tadını görmezden gelebilirseniz tavsiye ederim :)

    Avon İntim Temizleme Jeli: Bu tarz ürünleri oldukça fazla kullanıyorum. İnsanı gerçekten iyi hissettiriyor. Başka marka kullanmak istediğim için tekrar almayacağım.

    İnci Disk Pamuk: Ayda kaç paket pamuk bitiriyorum hiç bir fikrim yok :) bu markadan da oldukça memnunum ama bu aralar İpelina markasını bir denemek istiyorum. Disk pamuk alırken tek dikkat ettiğim dikişsiz olması. Onun dışında pamuk pamuktur mantığındayım biraz. Ama herkes İpelina yı gözüme gözüme sokunca merak ettim doğrusu.



 

     Avon Sıkılaştırıcı Tonik: Çok memnun etmedi beni açıkçası sevmedim. Alerjimi tetikledi bide. O yüzden bir daha almam.

     Rosense Gül Suyu: Bitirdikçe aldığım,maskeler yaptığım,tonik niyetine kullandığım,serinlemek için kullandığım yegane ürün. Beni ziyadesiyle memnun ettiği için başka marka denemedim. Ancak varsa bu daha iyi dediğiniz bir ürün denemek isterim tabi ki.

     Elidor Nemlendirici Saç Spreyi: Hiç bir etkisi yok nemlendirme adına. Sadece kokusu için kullandım. Sanırım bir daha almam diye düşünüyorum. :)





     Vicks: Biz her kış bir tane bitiriyoruz sanırım bundan :) Malum kıştan çıktık,dolayısıyla bol bol kullandık. Kutusunu başka bir proje için saklıyorum.

     İlvina Salyangoz Kremi: Bana daha önce çalıştığım yerde patronum hediye etmişti bu kremi. Ama kullanamadım ben. Cildimde sivilcelenmeye yol açınca çöpe döktüm ve ambalajı yine değerlendirilmek üzere bekliyor.

     Loreal Krem: Cildime hiç bir etkisi olmadı. Alerjiye yol açmadığı için bitirene kadar kullandım. Ama ha kullanmışım ha kullanmamışım bir farkını göremedim.

     Diadermine BB Krem: Bu BB kremi aslında ortanca kız kardeşim kendi için almıştı. Fakat memnun kalmadığını söyleyince getir bir de ben deneyim dedim ve çöktüm :) Ten renklerimiz hemen hemen aynı sayılır. Fakat beğenmediği kadar varmış. Ürün ciltte oksitlenme yapıyor. Yani sürdükten 1 saat sonra rengi koyulaşıyor,değişik bir hale bürünüyor. Ayrıca çok yoğun parfüm kokuyor. Ondan mıdır bilemedim ama benim cildimde sivilcelenmeye neden oldu. Daha yarısı duruyor ama fotoğraflarda boy gösterdikten sonra çöpü boyladı.

     Garnier Neem arındırıcı Temizleme jeli: Rossman dan 2 adet küçük boyunu almıştım denemek için. Malum artık korkarak ürün kullanıyorum cildime. Birini bitirdim attım. Bu da diğeri. Hemen büyük boyunu aldım bile. İnanın fiyatına göre gerçekten güzel bir ürün. Asla cildimi kurutmadı ve alerjik bir reaksiyona sebep olmadı. Bende gönül rahatlığı ile büyük boyunu aldım. Bu tarz ürünlerin deneme boylarını satışa sunmaları gerçekten çok iyi oluyor. Denedikten sonra tereddütsüz büyük boyunu alabiliyoruz en azından.  

     Uzun bir yazı oldu farkındayım ama epey birikmiş biten ürünlerim gördüğünüz gibi. Bunlar arasında sizinde kullandığınız memnun kaldığınız yada kalmadığınız ürünler oldu mu? Benimle paylaşın lütfen. Hep bakımlı kalın. Hoşça kalın :) SEVGİLER...


14 Mayıs 2015 Perşembe

ESSENCE ALL ABOUT MATT! UZUN SÜRE DAYANIKLI YAĞ KONTROLLÜ FONDÖTEN BAZI-ÜRÜN İNCELEME



     Merhabalar efendiim :)
Hafta sonuna ramak kala daha bir rahatlıyor insan.En azından ben öyle oluyorum. Dilerim herkes için güzel bir perşembe olsun.




     Bugünkü konuğumuz fotoğraftan da anlaşıldığı üzere Essence Uzun Süre Dayanıklı Yağ Kontrollü Fondöten Bazı. Essence ürünlerinin uygun fiyatına rağmen şaşırtıcı derecede kaliteli performansı takdire şayan doğrusu.Eğer daha önce yazmış olduğum Essence Maskara Bazı yazısını okumak isterseniz tıklayın lütfen.

     Ben bu ürünü 2 yada 3 ay önce aldım. O zamandan beri de ihtiyaç duyduğum zamanlarda kullandım. Beni ziyadesiyle memnun ettiği için,bitirdikçe alacağım ürünler arasına girdi bile kendileri.




     Ürün 20 ml'lik plastik ve tüp bir formda satılıyor. Yumuşak,jel kıvamda olduğundan kolayca ihtiyaç duyulan bölgelere yedire biliyorsunuz. Ben T bölgem hafif yağlı olduğu için,T bölgeme ve elimde kalan ürünü de yanaklarıma yediriyorum. Uyguladığım ilk anda ıslaklığı hiç kurumayacakmış gibi bir his bıraksa da,bu etki çabucak geçiyor.





   
     Fondötenin dayanıklılığını %70-80 oranında artırdı gerçekten. Sabah sürdüğüm fondötenin akşam saatlerine kadar yani yaklaşık 7-8 saat sabit durduğunu bizzat test etmiş bulunmaktayım.  Gözenekler üzerinde bir etkisi yok ne yazık ki. Evet,bir matlık veriyor doğru. Ama bu matlık,öyle cildi kötü gösteren hastalıklı bir matlık değil kesinlikle. Tam tersi kadifemsi bir etki veriyor fondötene ve cilde. Essence uzun süre dayanıklı yağ kontrollü fondöten bazını ben çok sevdim gerçekten. 7.25 TL'lik bir üründen beklenmeyecek bir performans sergiledi bana göre. Sırf meraktan aldığım bir ürün olduğundan böyle bir performans beklemiyordum açıkçası. Denemek isteyen herkese tavsiye ederim. Ancak herkesin cilt tipi ve üründen beklentileri farklı olduğundan,sizler için bekleneni karşılamasa bile,çok pahalı bir ürün olmadığını da hesaba katarak en azından denemiş olursunuz diye düşünüyorum.

     Bir ürün inceleme yazısının daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Sizler bu ürünü denediniz mi? Fondötenin kalıcılığını artırmak ve parlamayı önlemek için başka ürün ve teknikleriniz varsa lütfen paylaşın benimle.İÇİNİZDEKİ ÇOCUĞU HİÇ BÜYÜTMEYİN ve HER DAİM BAKIMLI KALIN. HOŞÇA KALIN....

   


13 Mayıs 2015 Çarşamba

SOMA FACİASI YIL DÖNÜMÜ-ACIMIZ HALA TAZE


   
     Selam,
Bugün,geçen sene tüm Türkiyeyi yasa boğan Soma faciasının yıl dönümü. Bu faciada kaybettiğimiz tüm maden işçilerine Allah'tan rahmet,yakınlarına sabır diliyorum. Ne söylesek,ne yapsak asla acılarını dindiremeyiz elbet,ateş düştüğü yeri yakıyor muhakkak. Fakat bu kez öyle olmadı,tüm Türkiye hepimizin yürekleri yandı,ciğerleri sızladı. Unutmadık o faciadan kurtarıldığında,ambulanstaki sedyeyi kendinden değerli görüp kirletmeye kıyamayan o naif insanı. Unutmadık,kurtarıldığına sevinemeyip içeride ağabeyim-kardeşim vardı diye gözyaşı döken,bir avuç kömür için ömrünü feda eden emekçilerimizi. Unutmadık,ardınızdan verilen onca sözün hala yerine getirilmediğini.
UNUTMADIK!UNUTMAYACAĞIZ!UNUTTURMAYACAĞIZ!

          Hepimizin başı sağ olsun. Yüreğim bu kadar acırken başka bir şey yazmaya elim gitmedi. SEVGİLER...

12 Mayıs 2015 Salı

AVON MAKYAJ SÜNGERİ






     Merhabalar,

     Dün,oğlumun İngilizce öğretmeni göya çocuklar konuşurlarken uyarmak adına sıraya cisim fırlatmış. O cisimde sıraya çarpıp oğlumun yanağına gelmiş. Çocuğumun yanağı biraz şişmişti. Evet,ciddi bir şey çok şükür ki yok. Ama ya gözüne gelseydi. İlk okul 4.sınıfa giden bir çocuk çok büyük bir yaramazlık bile yapsa bir eğitimcinin uyarma şekli kesinlikle bu olmamalı. Telafisi,dönüşü olmayan sakatlıklar yaşanabilirdi Allah korusun. Sabah doğruca okulun yolunu tuttuğumdan,bugünkü programımda aksama oldu biraz. İlgili her yere şikayet etmeyi düşünüyordum fakat,alttan alıp defalarca özür dileyince olay tatlıya bağlandı. Dilerim bir daha böyle bir olay yaşamam.

     Eveeet,sadede gelecek olursam eğer :) Avoncuğumuz bizler için bu sefer Beauty Blender çakması bir sünger hazırlamış. Ebatları ve yapıları dışında neredeyse bire bir aynı,tabi görünüm olarak bahsediyorum. Şayet,işlevsel olarak bahsedecek olursam;






     Gördüğünüz gibi oldukça sık dokulu bir makyaj süngeri ve çok sert. İçine su alması bir hayli zaman alıyor. Kuru olarak kullanmak zaten ne mümkün. Ben geniş bir kaba su doldurup,süngeri içine atıyorum ve elimle sıka sıka içine su almasını sağlıyorum. Epeyce vakit alan bu işlemden sonra Avon Makyaj Süngeri suyu içine çektiği için şişiyor en nihayetinde. Fakat çok şiştiği için elinizde epeyce büyük kalıyor. Fondöten uygulamak zorlaşıyor bu kez. Çünkü,burun kenarı gibi kıvrımlara yanaşamıyorsunuz. Ürün kurumak nedir bilmiyor. Bir de çok şiştiği zaman,tamam Fondöteni emmiyor ürün,ama yüzünüze de yedirmiyor. Böyle kalıp gibi kalıyor. Epeyce uğraşıp,pıt pıt hareketlerle üzerinden defalarca geçmeniz gerekiyor. Velhasıl çok da yazılacak bir şey yok aslında. Hiç memnun kalmadım demek kafi sanırım. Zira bu aralar,"anneler günü indirimi ve yaptığım alışveriş" yazısında görselini sizlerle de paylaştığım Yves Rocher Makyaj Süngerini deniyorum. Umarım ondan bari memnun kalırım.

     Sizler fondöten yada BB kremlerinizi fırça ile mi yoksa sünger ile mi yediriyorsunuz cildinize. Favoriniz nedir? Lütfen paylaşın benimle. Kocaman sevgilerle...



11 Mayıs 2015 Pazartesi

ANNELER GÜNÜ İNDİRİMİ ve YAPTIĞIM ALIŞVERİŞ



     Güzel bir hafta başlangıcından herkese merhaba,

     Öncelikle,baş tacımız ve yerleri asla doldurulamayacak olan tüm değerli annelerimizin anneler gününü kutluyorum. Elbette ki annelerimizin kıymetini her zaman bilmeli,onları sadece anneler gününde hatırlamamalıyız. Mutlaka öyle de yapıyoruzdur zaten. Ama bu özel günlerin bir güzel tarafı da kesinlikle yapılan indirimler. Güzel indirimler ve kampanyalar sayesinde yaşanan alışveriş çılgınlığı,stok yapmak,denemek istediğin bir çok ürünü deneme şansı elde edebilmek bir çok bayan için (başı çekenlerden birisi de benim) :) gerçekten tarifi mümkün olmayan bir duygu.

    Bende sizlerle bu indirim döneminden faydalanarak neler aldım tek tek paylaşmak istedim. Haydi başlayalım.






     İlk alışverişim Watsons dan oldu. Bilmeyen duymayan kaldı mı bilmiyorum. Note ürünlerinde bir alana bir bedava kampanyası vardı. Paylaşmadan edemeyeceğim bir konu var ki,bence bu indirim dönemlerinde mağaza çalışanları ürünleri yiyor kesin. Yoğunlukla uğraşmamak adına böyle bir çözüm bulduklarına inanıyorum. Rossman a gittim ve ilk hedefim olan Note Full Coverage Concealer ı incelemek istedim. Fakat ne mümkün. Ne tester var,ne de ürün. Hepsini geçtim ilgilenen personel de yok. Başka bir yere gittim Note standı yok,derken nihayet bir Watsons mağazasında buldum. Yine epeyce bir ilgilenecek personel aramış olsam da sonunda aradığımı buldum ve aldım. Kullanığım maskara bitmek üzere olduğu için bir de Note Maskarasını denemek istedim. Duş jeli de bitmiş olduğundan,tüm aile bireyleri için devasa boyda Watsons Duş jeli,hesaplı geldiğinden alındı.




     2.adresim Gratis ve Migros oldu. Diğer mağazaların aksine bana Gratis çalışanları daha ilgili geliyor nedense. Çünkü çok tatlı bir çalışan,bana yardımcı oldu ve tek tek incelemek istediğim ürünleri gösterdi. Üstelik onca kalabalığa rağmen,güler yüz ve tatlı diliyle bana beklediğim hizmeti verdi gerçekten. Bende ne zamandır almak istediğim The Balm Bahama Mama yı kaptım hemen.
   
     Wet n Wild ürünlerinde de indirim vardı ve ne zamandır arayıp bulamadığım tekli far Nutty i buldum nihayet. normal fiyatı 6,5 TL idi zaten. İndirimli fiyatıyla 4 TL ye almış oldum. Diğer 3'lü farın da renklerine vuruldum resmen. Sanırım 10 TL yede onu almış oldum.

     Migros %50 indirimi ise şahaneydi yahu :) Hassas bir cildim olduğu için,önce Garnier Neem,arındırıcı temizleme jelinin minik boylarını alıp denemiştim. Cildimi hem kurutmayıp,hemde alerjik bir tepkimeye yol açmadığı için,ee bir de 3,75 TL gibi bir fiyata indiğini görünce doğal olarak hemen alındı bir tane.  Nıvea dudak koruyucu da 3,5 TL ye kuruyan dudaklarıma belki bir çare olur diyerekten sepete atıldı. Johnson's baby vazelin,hem manikür için hemde ellerim aşırı derecede kuruduğunda ihtiyaç duyduğum bir ürün olduğundan,yine 3,5 TL ye alındı.




     Benim makyaj yaparken fondöteni süngerle yedirmek en sevdiğim tekniktir. Bana,daha doğal ve net bir bitiş görüntüsünü veren tek şeyin sünger olduğunu düşündüğümden,bir kaç yerde Yves Rocher makyaj süngerine rastlayıp,indirimde olduğunu da okuduğumdan hemen aldım bir tane. Zira en son aldığım Avon Makyaj Süngeri beni pek tatmin etmeyince yeni sünger arayışına girmiştim. Avon süngerle ilgili yazımı pek yakında paylaşacağım zaten sizlerle. İndirimle 8 TL gibi bir fiyata almış olduk bakalım. :)



   
     Esasında sadece Maybelline Color Tattoo On and On Bronze rengini alacaktım. Fakat,baktığım hiç bir mağazada bu renk yoktu. Sonra kayınvalidem için hediye bakarken,tesadüfen önünden geçtiğim Pino kozmetik e bakınca ve Maybelline ürünlerinin bir alana bir bedava olduğunu görünce bir de üstüne aradığım rengi bulunca aklımda olan diğer rengi de alıyım bari dedim. İkisi 18 TL canlar :)





     Hep kozmetik paylaşacağız diye bir kural yok değil mi? :) Bu da oğlumun bana anneler günü hediyesi altında bir ihtiyaç karşılama alışverişi oldu. Zira kızartma tencerem artık kötü olmuştu ve sevgili eşimin kötü olan tencerelere tahammülü olmadığı için,at bunu diyerek başımın etini yemesinden mütevellit,maalesef kızartmayı çok sevdiğimiz,çok da sık yaptığımız için bari sağlıklı kızartma yiyelim düşüncesi ile Tefal Actifry alındı. Tefal in anneler günü indiriminden de faydalanarak hesaplı ve karlı bir alışveriş yapmış olduk. İyi ki de almışım. Çünkü,kendisi çok maharetli maşallah :) sadece kızartma değil,kestane,kavurma,börek,tatlı hatta satış temsilcisi bayanın söylediğine göre kek bile yapıyormuş. Ürünü kullanan ve farklı tarifleri olan varsa lütfen yazsın ki bizde nasiplenelim yahu :) Boşuna "TEFAL SEN HER ŞEYİ DÜŞÜNÜRSÜN" dememişler.

     Eveeet geldik bir yazının daha sonuna. Benim bu indirim dönemi aldığım ürünler bunlar. Siz neler aldınız. Daha sonra ki indirimlerde ne almamı tavsiye edersiniz. Memnun kaldığınız yada kalmadığınız ürünler oldu mu? Lütfen paylaşın benimle. Şimdilik hoşça kalın ve hep sevgiyle kalın.

7 Mayıs 2015 Perşembe

ORİFLAME VOLARE EDP (eau de parfum) ve VÜCUT KREMİ


     Selam,Selam,Selam :)

     Bugün enerji patlaması yaşıyorum. Havalar ısındı,anneler günü yaklaşıyor. Oğlum saklı gizli,bana sürprizler (yazılar,şiirler,resimler) hazırlıyor. Bir anne olarak daha ne isterim ki. Mutluluk ve huzur böyle bir şey olsa gerek.

     Sadede gelecek olursam eğer, :) genç kızlığımdan bu yana kozmetik ürünlere aşırı düşkün olduğumu,makyaj yapmayı çok sevdiğimi sürekli anlatır oldum artık. 3 kız kardeşiz ama bir tek ben böyleyim. Neden acaba :) araştırmak lazım. Neyse, makyaj,kozmetik hep ilgi alanım olmasına rağmen başı çeken ürünler hep oje ve parfümler olmuştur benim için. Her zaman en az 3 parfümüm olmuştur sanırım. Tamam tamam 3'den fazla da olabilir :) Değişik kokular kullanmayı,denemeyi ve en önemlisi güzel kokmayı seviyorum ne yapayım.

     Yine böyle değişik bir koku arayışına girdiğim bir dönem,Oriflame temsilcisi bu parfümü test ettirince bana vuruldum adeta. Hem çok şık bir şişede olması hemde harika kokması beni benden aldı gerçekten.





     Gördüğünüz gibi ambalajı çok şık. İçeriğinde gül olduğu için şişede de bunu yansıtmışlar. Oriflame, Volare Parfümün tanımını şöyle yapıyor: "Hiç bir şey hassas ve narin bir gül kadar zerafeti simgeleyemez.Romantizmin ve güzelliğin,gösterişli doğasını yansıtan Volare EDP nin çok özel karışımdaki menekşe yaprakları,şakayık,gül taç yaprakları ve pralin sizi başka diyarlara götürüyor". 



   
     Koku tanımı yapmak çok zor gerçekten. Ama eğer yakınlarda bir yerlerde Oriflame temsilcisi varsa bu parfümün kokusuna mutlaka bakmanızı tavsiye ederim. Gerçi bu parfüm işi kişinin zevkine göre değişiyor. Bu çok met edilen My Burberry parfümün kokusu bana göre feciydi mesela. 
     Ben parfüm alırken mutlaka EDP olmasına dikkat ediyorum. Çünkü EDP ler (eau de parfüm) EDT lere (eau de toilette) göre çok daha kalıcı. Şayet açık parfüm kullanıyorsanız bile bu kural onlar için de geçerli bilginiz olsun. 




     Parfüm gerçekten çok kalıcı. Ancak ben buram buram parfüm kokmayı sevdiğim için vücut kremi ile birlikte aldım. İnanın vücut kremi de parfüm kadar yoğun ve kalıcı bir kokuya sahip. Tek başına uyguladığımda bile 1-2 saat kendime dahi geliyor kokusu. Ama birlikte kullandığım zaman etkisi çok daha fazla tabi ki. Şuna da değinmek isterim ki,kremden çok fazla nemlendirme özelliği beklemeyin. Sadece parfümünüzün kalıcılığını artırmak için yardımcı bir ürün gibi görmekte fayda var.




     Benim için en güzel olan tarafı, ne krem ne de parfüm alerjimi tetiklemedi. Parfümü tenime sıktığımda asla yapış yapış bir his bırakmadı. Kremle birlikle kullandığımda gün boyu tazeleme ihtiyacı duymadım. Ancak tek başına kullanırsanız belki bir kere tazeleme ihtiyacı hissedebilirsiniz. Eğer Oriflame kataloğunu incelemek isterseniz burayı tıklayarak 60. sayfadan kolayca ürün fiyat bilgilerine ulaşabilirsiniz. 
     Benim lise yıllarımdan beri kullandığım ve vazgeçemeyeceğim tek parfümüm Burberry Weekend dir. İlerde vazgeçilmez parfümümle ilgili detaylı bir yazı zaten yazacağım. Eşim bu parfümle,kandırıldığını söyler bana hep :) o derece yani. Şu an hazır "anneler günü" indirimi varken her yerde,Watsons yada Gratis lere bakmanızı şiddetle tavsiye ederim. Emin olmamakla birlikte sanırım 129 TL gibi bir fiyatı olması lazım. 

     Parfümün kalıcılığını artırmak için bir püf noktası vererek yazımı sonlandırıyorum artıkın çok gevezelik ettim yine :) :) Şayet parfümünüzün daha kalıcı olmasını istiyorsanız kan dolaşımının olduğu bölgelere sıkın. Evet bunu herkes biliyor farkındayım :) ama parfümden önce oralara vazelin sürüp üzerine parfüm sıkıldığında hangi parfüm olursa olsun kalıcılığının ne kadar arttığını kimse bilmiyor ;) 
     Sizler hangi parfümleri kullanıyorsunuz. Önerebileceğiniz farklı ve kalıcı parfüm markalarını lütfen paylaşın benimle. Bir de İÇİNİZDEKİ ÇOCUĞU HİÇ BÜYÜTMEYİN LÜTFEN! Hoşçakalın...

6 Mayıs 2015 Çarşamba

GARNİER KUSURSUZ MAKYAJ TEMİZLEME SUYU 400 ml


     Selam,

     Bu güzel hafta ortasında sizlerle,hakkında epey yazılıp çizilen,seveni olduğu kadar sevmeyeni de olan,Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu hakkındaki düşüncelerimden ve hassas,kuru-karma cildimde ki etkilerinden bahsedeceğim. Haydi hemen başlayalım o zaman :)





     İlk olarak benim açımdan olumsuz özelliklerinden bahsedecek olursam, ürün 400 ml'lik büyük bir şişe de ve ben sprey şişede ki ürünleri kullanım olarak daha pratik bulduğumdan,ürünün sprey formda olmasını tercih ederdim. Gerçi çözüm buldum kendimce. Minik bir sprey şişeye doldurup o şekilde kullanıyorum ben. Diğer bir kötü tarafı ise, ürünün açıldıktan sonra 6 ay ömrünün olması. Bu benim gibi sık kullananlar için hiç problem değil,ancak bildiğim kadarıyla ürünün küçük boyu yok. Varsa da ben hiç denk gelmedim. O yüzden çok sık makyaj yapmayan insanlar ürünü bu sürede tüketemeyebilirler. Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyunun bu özelliğini göz önünde bulundurursak,daha az makyaj yapan bayanların tonik niyetine kullanmasını tavsiye ederim. Çünkü,sağlığımız açısından ürünlerin son kullanma tarihi konusunda gerçekten titiz davranmak zorundayız.

     Tek bir ürünle,yüz,göz ve dudak makyajını temizleye biliyor olmak gerçekten harika. Ürünün bana göre en güzel özelliklerinden biri içeriğinde parfüm olmadığından kokusuz olması. Bildiğiniz su gibi. Ciltte çok hafif bir yapış yapış his bırakmıyor değil hani. Ama ben üzerinden cilt tipime uygun başka bir tonikle geçtiğim için benim açımdan çok sorun teşkil etmiyor açıkçası.

     Gelelim esas görevi olan makyaj temizleme konusundaki performansına. Aslında çok çok vasat bir ürün olduğunu söyleyemem. Zira ben severek kullanıyorum. Ekonomik olduğunu da göz ardı etmemek gerekirse bence gayet başarılı bile diyebiliriz. Yine de detaya inmek gerekirse:
     Ürün tek başına,makyaj temizleme konusunda yeterli kalmıyor. Yani mutlaka yanında destekleyici ürünler kullanmak gerekiyor. Ya da daha fazla pamuk ve temizleme suyu kullanarak da makyaj tamamen çıkarılabilir tabi ki. Eğer kapsamlı bir makyaj yapmadıysam,(yani sadece bir Maskara,Ruj ve Allık sürdüysem) tek başına Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu ile temizleyip,tonik ve nemlendirici uyguluyorum. Ama kapsamlı bir makyaj uyguladığım zaman,fondöten,kapatıcı,bronzer vs. gibi,tek başına kullanmam yeterli gelmiyor. O zaman da devreye destek ekip giriyor. Önce makyaj temizleme mendilleri sonra Garnier Makyaj Temizleme Suyu,ardından temizleme jeli. :)
İnanın bana,benim için ritüel haline gelen tüm bu aşamalardan sonra cildim anca temizleniyor. Gözlerimde ise,disk pamuğa döktüğüm temizleyiciyi parmaklarımla hafif baskı uygulayarak ve biraz bekleterek çok daha iyi bir sonuç alıyorum. Yine de 1-2 kere daha üstünden geçmem gerekebiliyor yaptığım makyaja göre.

     Benim bu ürün hakkında yazacaklarım bu kadar. Uyguladığımız kozmetik malzemelerin akşama kadar cildimiz tarafından iyice emildiğini düşünürsek bence gayet iyi bir ürün bile diyebiliriz. Lütfen makyajınıza özen gösterdiğinizden daha fazla temizlemeye özen gösterin. Asla üşenmeyin. Kullanılan ürünlerin neredeyse cildimizin alt katmanlarına kadar emildiğini bilseydiniz,cilt temizliğine iki kat daha özenirdiniz emin olun. Unutmayın,Cildiniz En Değerli Giysiniz!!!
   
                                                                            ŞİMDİLİK BAY...
   
 

5 Mayıs 2015 Salı

KOLAY FRANSIZ MANİKÜRÜ NASIL YAPILIR?


     Merhabalar,
     Yüzümüzden gülümsemenin eksik olmadığı çok güzel bir gün olsun hepimiz için.

     Yaz  mevsiminin iyice yaklaştığı şu günlerde bizleri de ufaktan bir telaş aldı. Kışlıklarımızı dolaplardan kaldırıp,yazlık giysilere yer açarken,makyaj malzemelerimizi de düzenleyip daha yumuşak ve daha doğal renkleri uygulamaya başladık. 2015 yılının makyaj modasında ne kadar doğallığa yer verilse de iddialı makyajı seven bayanlar için de bir açık kapı bırakılmış. Tırnaklarda ise,havaların ısınmasıyla birlikte canlı ve rengarenk ojeler baş göstermeye başladı bile. Benim de tam bir oje sevdalısı olduğum düşünülürse yaz mevsimini sevmek için bir sebebim de bu olsa gerek :)

      Çeşit çeşit renklerde oje sevsek bile,eminim ki hepimiz,şu Fransız Manikürü denilen şey iyi ki icat edilmiş diye düşünüyoruzdur. Üstelik renkli oje sürmeyi sevmeyen,sade olmayı tercih eden bayanlar içinde gayet kurtarıcı,şık ve anında bakımlı ellere sahip olmamızı sağlayan güzel bir yöntem. Ancak uygulaması herkes için kolay olmadığından çok beğenilen bir yöntem olmasına rağmen sadece oje sürüp çıkmak daha pratiğimize geliyor değil mi kızlar :)

     Şimdi herkes kolayca uygulayabilsin diye benim uzun süredir bu yöntemle tabiri caizse şip şak yaptığım Fransız Manikürünü (french) sizlere anlatacağım. Ben yaklaşık 2 yıl önce öğrendiğim bu yöntemle sık sık Fransız Manikürü yapar oldum kendime. Belki bir çoğunuz biliyordur elbette. Ama hala bilmeyenler için umarım bir faydam dokunur :)






     Bir adet kireç beyazı oje,her hangi bir marka olabilir. Bir adet rakı beyazı oje ve bir adet son kat tırnak cilası (top coat) yada şeffaf tırnak cilası.




     Önce sağ elinize uygulama yapacaksanız eğer benim gibi,sol elinizin avuç içine bir damla kireç beyazı ojenizden damlatın.




     Sonra sırayla tırnaklarınızı bir köşesinden diğer köşesine yuvarlayarak ojenin tırnak uçlarına geçmesini sağlayın.


     Bu aşamada kenarlara bulaşması sizi tedirgin etmesin. Onları sonra ufak rötuşlarla düzeltmek mümkün. 



     
     Gördüğünüz gibi gayet düzgün ve çabuk bir uygulama sağlanmış oluyor. Tüm tırnaklara aynı işlemi,avucunuzdaki oje bittikçe damlatarak uyguluyorsunuz. Başlarda mutlaka bir aseton bulundurun yanınızda. Eliniz alışana kadar hata yapmanız olası. Ama bu sizi yıldırmasın. Bir kaç deneme yaptığınız zaman,eliniz alıştığında sizde harika Fransız Manikürü yapıyor olacaksınız. 



     
     Tırnak uçlarını bitirince dilerseniz siz,üzerine direk şeffaf cila da geçebilirsiniz. Ancak ben bu sefer,üzerine rakı beyazı oje geçmeyi tercih ettim. Yukarıda ki fotoğrafta Fransız Manükürümün bitmiş halini görüyorsunuz. Ne kadar taşırma olduğunu görün diye hiç bir düzeltme yapmadım. Elim alıştığı için artık tek seferde temiz ve düzgün bir sonuç elde edebiliyorum. Dilerseniz aynı işlemi renkli ojelerle yapmanız da tabi ki mümkün.Tamamen sizin hayal gücünüze kalmış.

     Umarım sizin için yeterince anlaşılır bir yazı olmuştur. Lütfen bu yöntemi kullananlar,daha pratik yöntemini bilenler yada yeni öğrenenler varsa yorum olarak paylaşsınlar. Kıymetli yorumlarınız benim için çok anlamlı :) SEVGİLER...